3 Ekim 2009 Cumartesi

Wild Mood Swings

http://www.wildmoodswings.co.uk/

Ne ekersen onu biçersin sitesi. Şöyle ki:

Today, I feel(...) diyor ve ardından "Pick a mood" seçeneğiyle anlık modunuzu seçmenizi istiyor. Ardından o anki durumunuza göre karşınıza şahane siteler getiriyor.


Şansınızı deneyin derim. :)

bu da fresh bir start olsun!

Oldum olası tarzanca konuşanlara sinir olmuşumdur. Her ne kadar başlıkla kendim dahi irite olsam da insanın aklına Türkçe kelimelerin yerine İngilizce kelimelerin gelmesi ve bunları kullanmak zorunda kalması aşinalıktan olsa gerek.

Bu da temiz bir başlangıç olsun diyor, dopdolu yazılarda buluşmak dileğiyle diyorum efendim.

Küçüklerin gözlerinden öptüm.

8 Ocak 2009 Perşembe




sonunda eskişehirdeki ilk zamanlarım. yabancı bir yerde geçirilen ilk zamanlar, gurbetin insana en çok koyduğu zaman dilimidir genelde. bu zaman diliminin ilk evrelerinde önce kendini, bu apansızın gerçekleşen yer değişikliğinin nedenlerini sorgularken bulursun. eğitim içindir, staj içindir, iş içindir, evlenmek içindir ya da her neyse, bunun gibi kişisel nedenlerden dolayı buna zorunda kaldığına kanaat getirip belki de bir nebze rahatlamaya çalışırsın, ortama ayak uydurmaya çalışırsın ama nafiledir her çabalayışın. o an bulunduğun şehre ya da mekana kendini en muazzam derecede eğreti hissettiğin bu histerik dönemde aniden bu sorgulama hezeyanıyla kendini kaybedersin. o ilk şoku atlattıktan sonra artçı şoklar ardı arkasına gelmeye başlar . zamanın tek ilaç olduğunu düşünüp alışma sürecini akışına bırakayım dersin. ancak zaman sandığın kadar çabuk geçmemektedir. ilk zamanlar,senin için adeta dipsiz bir kuyu, sonu olmayan bir yol gibi gelecektir. belli bir zaman sonra sana yöneltilmeye başlanan "alıştın mı" şeklindeki soruları; "eh biraz, alışmaya çalışıyorum" gibi her yanıtlayışında yalan söylüyor olmanın içini burktuğunu hissedersin. bu anlarda öyle bir kişiliğe bürünmüş olursun ki, kendini o şehre alışmış gibi hissetmeye çalıştığın, ancak gördüğün, gezdiğin, arşınladığın her kareyi, o şehrin havasını, toprağını, kısaca her şeyini geldiğin şehirdekilerle ya da mekanla kıyaslarken şaibeli bir hakem gibi davrandığın; her türlü ikili kıyaslamaları henüz ayrıldığın o biricik şehrin/mekanın lehine verdiğin; kısaca bu konuda alçak, ama son derece sadık, gururlu, duygusal, fakat çoğu zaman bağnaz olduğun bir kimlikle kendini bile tanımayabilirsin.

Her süreci olduğu gibi bunu da kayıpsız atlatmanın hesaplarını yaparıyorum, ki elbet atlatırım, ancak eskişehirde geçirdiğim ilk zamanlar bir an kendimi kaybetmeme sebep oluyordu. nedense önyargılı davrandım pek, sevmeyeceğim dedim başta eskişehiri, ancak şimdi geleli bir hafta oldu ve gitgide kanım ısınıyor bu şehre... ankaraya dönmeyi istememekten korkuyorum.
Bu gadget'ta bir hata oluştu